Galatasaray yönetimi idari yönden ibra edilmedi
Galatasaray Kulübü mali genel kurulunda başkan Mustafa Cengiz ve yönetiminin ikinci dönemi mali yönden ibra edilirken, idari yönden ibra edilmedi.

İSTANBUL (AA) - Lütfi Kırdar Kongre Merkezi Anadolu Auditorium Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen mali genel kurulda, 2018 yılında görev yapan 3 farklı yönetimin faaliyetleri mali ve idari yönden ibraya sunuldu.

Genel kurulda ilk olarak 1 Ocak-23 Ocak'ta görevde bulunan eski başkan Dursun Özbek ve yönetiminin 23 günlük faaliyetleri mali ve idari yönden oy çokluğuyla ibra edildi.

Kongrede daha sonra mevcut başkan Mustafa Cengiz ve yönetiminin 23 Ocak ve 29 Mayıs tarihleri arasındaki birinci döneminin faaliyetlerinin ibrası, üyeler tarafından tarafından kabul edildi.

Son olarak Cengiz ve yönetiminin 29 Mayıs ve 31 Aralık tarihleri arasındaki ikinci dönemi için ibra oylaması yapıldı. Bu dönemdeki faaliyetler mali yönden ibra edilirken, idari bakımdan yapılan oylamada sayılar birbirine yakın çıktı. El kaldırma yönetimiyle yapılan oylamada sayımın tam olarak gerçekleştirilememesinden dolayı genel kurul divan başkanı Metin Sinan Aslan, salonu ikiye ayırarak tekrar oylama yaptırdı.

Gerçekleştirilen sayım neticesinde salonda bulunan üyelerin 358'i ibra edilmemesi yönünde oy kullanırken, ibra edilmesi için oy kullananların sayısı ise 331'de kaldı.

Böylece Cengiz ve yönetiminin ikinci dönemi mali olarak ibra edilirken, idari olarak ibra çıkmadı.

Genel kurulda, Mustafa Cengiz'in ikinci dönem denetleme kurulu da yine oy çokluğuyla üyeler tarafından ibra edilmedi.

Oylama sırasında zaman zaman üyeler arasında gerginlikler de yaşandı.

"Kimse benim teknik direktörüme 'sokak serserisi' diyemez"

Eleştirilere cevap veren Cengiz, Kulüpler Birliği Vakfının yayımladığı bildiriyle ilgili açıklamada bulundu.

"Kulüpler Birliği ile çok kötü çakışıyoruz." diyen Mustafa Cengiz, şunları kaydetti:

"Ben toplantıya gitmedim. Özür beklemedim. Rakibimi değil düşmanımı bile hakir görmem, ezmem. Çarpışmak ve yok etmek ayrı duygu ama asilce çarpışmak ayrı bir şey. Beyaz bayrak çekene bir şey yapamazsın. Ali Dürüst'ün bize hizmeti çok olmuştur. Ayrılmasını ve dönmesini bizden bildiler. İşin acı tarafı o metni hiçbiri üstüne almıyor ama biz nasıl yazıldığını biliyoruz. Anadolu kulüplerine Ali Dürüst'ün tekrar dönüşünün ardından 3 hakemin askıya alındığını söylüyorlar. Yok böyle bir şey. Sadece askıya alındığını beyan ettiler."

Spor Toto Süper Lig'deki yabancı oyuncu kuralıyla ilgili kısıtlamaya karşı olduğunu aktaran Cengiz, "Türkiye Futbol Federasyonu, bizden altyapı için 2,5 milyon lira kesmiş. Biz altyapıya verilmesini istedik. Yabancı sınırına karşıyız. Yabancının sınırı var, yerlide sınır yok. Rekabetin olmasından yanayız." diye konuştu.

Mustafa Cengiz, Fenerbahçe Kulübünden yapılan açıklamada Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim ve ekibine "Sokak kabadayısı" denmesini karşılık verdi.

Cengiz, bu konudaki yoğun eleştiriler üzerine, "Fatih hocama demediler. Yardımcı antrenör Hasan hocaya der gibi yaptı. Bu da hoş değil. Kimse benim teknik direktörüme 'sokak serserisi' diyemez. Onu diyen en büyük serseridir." ifadelerini kullandı.

Cengiz, genel kurul üyelerinin kendisini istememesini veya istifaya davet edilmesini normal karşılayabileceğini söyledi.

Genel kurulun gergin bir ortamda geçtiğini vurgulayan Mustafa Cengiz, şöyle devam etti:

"Galatasaray için katlandığınız gerilime hayret ediyorum. İnsan başkan olunca başka, taraftar olunca başka, protokolde oturunca başka bakıyor. İnsan mağarada ve sarayda aynı düşünemiyor. Bu öfke neden. Öfkelenebilirsiniz, beni istemeyebilirsiniz, istifaya davet edebilirsiniz. Gayet doğal. Bundan asla rahatsız değilim. Benim için 'kedi' dendi, 'değnekle kovalanır' dendi, 'gerisi yalan' dendi, 'temsil kabiliyeti' dendi. Ben sizi temsil ediyorum. Siz neyseniz, ben oyum."

Yaptıkları işlerin küçük görüldüğünü savunan Cengiz, şu ifadeleri kullandı:

"Sanki Türkiye sürekli CAS'ta davalar kazanıyor, UEFA'da 4 yıllık yapılandırmaları, anlaşmaları yapıyor. Ne sıkıntı çektiğimizi biliyorlar. Biz sizi kötü temsil etseydik bugün burada olabilir miydik? Kem sözü, küfrü, ayrılığı, hakareti, aşağılamayı temsil edemem. Ben sizin düzgün, dürüst, adil, mert ve korkusuz kanadınızım. Buraya tapulu değiliz. Benim için 'Tehdit ediyor.' diyorlar. Ben tehdit etsem açık ve net ederim. Öyle bir şey asla yok. Sadece divanı ve genel kurulu bana çok yakın görüyorum. Konuşurken dost gibi konuşuyorum."

Genel kurulda önceden söylediklerinin ekrana yansıtılarak eleştiri konusu yapılmasına değinen sarı-kırmızılı kulübün başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geri adım atmıyorum. Neredeyse kasetlerim yayınlandı. Başkan olmadan öncekiler de bütün sözcüklerimin arkasındayım. Hepsinin bir gelişimi var. Hiçbir anı tırnaklayıp alamazsınız. Beni yok etmek, bu yönetimi düşürmek amaç ise hiçbir şey demiyorum. Zaten buradaki konuşmam da gereksiz ve anlamsız. Burada bana konuşulan sözcükler, disipline gelen sosyal medyadaki hakaretlerden daha da ağır. Yerimden kalkıp bir şey demedim. Ben ve arkadaşlarım bunları hak etmiyoruz. Çalışmamız bile küçük görüldü. Biz bu işe gönüllü talip olduk. Kapı açıkken içeri girip kimsenin koltuğunu kapmadık."

"Liseli-lisesiz kavgası çok tehlikeli"

Mustafa Cengiz, sarı-kırmızılı camiada liseli-lisesiz kavgasının çok tehlikeli olduğunu aktardı.

"Liseci" lafını bile kullanmadığını dile getiren Cengiz, "Liseci lafı giderek liseliye döner. Her canlı kendi zıttını içinde yaşar. Bizim en büyük tehlikemiz liseli-lisesiz kavgası. Çok tehlikeli. Kim bunu ateşliyorsa inan edin Galatasaray'a büyük zarar veriyor. Lütfen susturun. Bunu ateşlemememiz, yok etmemiz gerek." şeklinde görüş belirtti.

Muhabir Ercan Çakar